Tıpda Sünnet

s4

Her konuda olduğu gibi sünnet konusunun da tıbbi yönü vardır. Meseleyi bu yönüyle de ele almazsınız o konuyu ne anlatabilir, ne de anlayabilirsiniz.Peki,sünnet konusunun tıbbi yönü nedir?Sünnetin tıbbi yönden bir çok yararı vardır. Hem de bu yararlar tartışmasızdır. Tartışmasız yararlarının olduğu Amerikan Pediatri Akademisi ve Amerikan Üroloji Derneği tarafından da vurgulanmıştır. Bundan dolayı Amerika’da hastanelerde doğan bebeklerin %70’i hastaneden çıkarken ya da ilk bir ay içinde tıbbi gerekçelerle sünnet ediliyorlar.Kanada’da Toronto Üniversitesi’nde yapılan araştırma sonucunda Kanadalılarda sünnete yönelmişlerdir. Sünnetin cinsel birleşmede daha çok haz alınmasını sağladığı ilan edilmiştir. Yapılan hatalardan oluşan olumsuzlukları sünnete bağlamamak lazım. Evet, sünnetin yararları tartışılmazdır. Şimdi bunları maddeler halinde ele alalım:

  • Sünnetle iltihaplanma ve taş oluşumu önlenmektedir.
  • Doğuştan veya sonradan oluşan fimozis (darlık) sünnetle tedavi edilmektedir.
  • Sünnet derisinin geriye sıyrılarak şişmesi kangrene yol açacağından bu sünnetle önlenmekte ve tedavi edilmektedir.
  • Penis kanseri, daha çok sünnet derisinin iç yüzünü döşeyen mukozadan oluşmaktadır. Sünnet ile mukoza atılmakta-dır.
  • Penis kanseri, hem Müslümanlarda hem Yahudilerde hemen hemen hiç görülmemektedir.
  • Bu tamamen sünnet olmaktan kaynaklanan bir durumdur. Sünnet yapılmayan Uzak Doğu ülkelerinde penis kanseri çok yaygındır. Hindistan’daki Hindularda ise penis kanserlilerinin oranı %98 ‘dir.
  • Sünnet, hanımları rahim ağzı kanserlerine karşı korumaktadır.sünnetli erkeklerin eşlerinde rahim kanseri daha az görülmektedir.
  • Sünnet derisi altında toplanan ve “smegma” adı verilen maddenin kanser yapıcı özelliği vardır. Bu madde sünnet ile ortadan kaldırılmaktadır. Böylece penis ve rahim ağzı kanserinin oluşumu önlenmektedir.
  • Sünnet ile açıkta kalan pens başı epileti keratinleşerek darbelere karşı daha dayanıklılık kazanır.bundan hareketle çok hassas olan mukozanın kısalması (penis başı hassasiyetinin azalması sebebi) ile cinsel ilişkilerde erken boşalmalarda önlenmiş olmaktadır
  • Sünnet ile şehvetin azaldığı iddiaları tamamen cehaletten kaynaklanmaktadır. Çünkü seksüel arzu merkezi cinsel organda değil, insanın beynindedir.
  • Amerika ve Avrupa ülkelerinde, erkeklerin %70’i tıbbi yararlar nedeniyle sünnet olduğu anlaşılmaktadır. Daha açıkçası Batılılar daha çok erken boşalmanın önüne geçmek ve hastalıklardan korunmak için tıbbi ve şehevi gerekçelerle sünnet olmaktadırlar.
  • Sünnet olan erkeklerde cinsel temasla bulaşan hastalıklar daha az görülmektedir.
  • Sünnetli erkeklerde idrar yolları iltihabı da daha az görülmektedir. Sünnet yapılmamış erkeklerde idrar yolları iltihabı 20 kat daha fazla görülmektedir. Çünkü sünnet hijyenik bir uygulamadır.hijyende ancak sünnetli erkelerde olur.
  • Sünnet, kan yoluyla ve cinsel ilişkiyle bulaşan hastalıklardan sünnet olanlara göre büyük oranda korur.
  • Sünnet olmayanlarda cinsel ilişkilerde meninin sünnet derisi altında kalmasından ve daha az miktarda atıldığından dolayı kısırlık olabilmektedir.
  • Sünnetsizlerde frengi, belsoğukluğu gibi zührevi hastalıklara sünnetlilere göre çok daha fazla ve sık rastlanır. Yani, sünnetsizlerde zührevi hastalık riski artmaktadır.
  • Sünnetsizlerde prostat hastalığına sünnetlilere göre daha fazla rastlanmaktadır.
  • Sünnet AIDS riskini de azaltmaktadır. Sünnetli erkekler sünnetsizlere göre AIDS hastalığına yakalanma oranının %70 daha az olduğu araştırmacı tıp uzmanları tarafından açıklanmaktadır. Böylece sünnetin AIDS ile mücadelede en önemli korunma yolu olduğu anlaşılmaktadır.
  • Doğuştan böbrek ve idrar yollarında problem olan çocukların tedavisi SÜNNET olmakla gerçekleşebilmektedir.
  • Sünnet, erkeklerdeki cinsel ilişki anındaki erken boşalmayı da geciktirir.
  • Sünnet olmayan memleketlerde fuhuş yaygındır. Avrupa’da yaşanan Avrupai hayatın Avrupalıları ve Avrupalılaşanları ne derece fuhuş bataklığına sapladığını bilmeyen yok. Bunun temel sebeplerinden biri de erkeklerin sünnetsizliğidir. Çünkü karı-koca ilişkisinde erkeğin uzvunun ucundaki deri (organın ilişki anında deri içinde hareketi) kadının ilişkiden zevk almasını önlüyor. Bu münasebetle gereken mutluluğu tadamayan kadın gözünü dışarıya atıyor. Böylece Avrupai hayatta kimin eli kimin cebinde belli olmayan bir yaşantı oluşuyor. Bunu önlemenin yolu da yine erkeklerin sünnet olmasıyla gerçekleşiyor.
  • Avrupa bu felaketi sezdi. Şimdi bu olumsuzluğu kaldırmak için tıbbi gerekçelerle sünnete yönelmişlerdir. Erkek çocuklar doğduklarında geneline yakını sünnet yapılmadan hastaneden çıkarılmamaktadır.
  • Amerika’da sünnete karşı bir grubun menfi propagandasına rağmen bu ülkede sünnete rağbet her geçen gün artmaktadır. Sünnete tepki gösterenler sünnet işleminin ağrıya neden olduğunu ileri sürüyorlar. Bu mesnetsiz bir iddiadır. Amerikan halkı bunun geçersiz bir savunma olduğunu bilmiş olmalı ki, yeni doğan bebeklerin hemen hemen dörtte üçü sünnet edilmektedir. Çünkü sünnetsizlerde çok daha fazla rastlanan penis kanseri sebebiyle bevliyeciler sünnetin önemi üzerinde durmaktadırlar. Amerika’da erkelerin onda dokuzunda penis kanseri görülmektedir. Bu sebeple ölüm oranı %25 civarındadır. Penis kanseri sebebiyle ölenlerin hepsinin sünnetsiz olduklarına Amerika’da özellikle dikkat çekilmektedir.
  • Hindu ve Hıristiyan toplumlarda toplumlarda da sünnetsizlik sebebiyle penis kanseri çok yaygındır.

Tıbbi açıdan meseleye baktığımızda sünnet ameliyesinin ne büyük bir nimet olduğu açıkça görülmektedir.

İnsan şu tavsiyeyi yapmadan duramıyor: sünnet ol, bir kısım bela ve musibetlerden kendini kurtar. Bu, bir çaredir.

Tamamı sünnetli olan Müslüman ve Yahudilerde bu tıbbi olumsuzluklar yok denecek kadar azdır. Bu da bir numunedir.

  • Sünnette kullanılan kullanılan aletlerin kişiye ait olması gerekir. Aksi halde, hastalık riski artar. Kan yoluyla bulaşan B ve C tipi hepatitler ve AIDS virüsleri bulaşabilir.
  • Sünnetin ehil (mesleğin erbabı) kişiler tarafından yapılması icap eder. Eğer ehil olmayan kişiler tarafından yapılırsa sünnet derisinde az veya fazla kesim yapılabilir. Burada tamiri mümkün olmayan üzücü durumlar olabilir. Hatalı sünnet uzuvda şekil ve fonksiyon bozukluğuna sebep olacağından çok tehlikeler arz eder. Bu da, ileride çocukların cinsel yaşamlarını etkiler. Böylesi hatalar insanları intihara bile götürebilir. Bundan dolayı sünneti uzmanlarının dışındakilere yaptırmamak konusuna da tıbbi gerekçelerle dikkat çekiyoruz.
  • Bebeklerin ilk üç ayında yapılan sünnet sayesinde, bu çocuklarda idrar yolu enfeksiyonuna yakalanma oranı en az 10 kat azalır.
  • Bazı çocuklarda idrar çıkışı penisin normal dışı yerlerinde olabiliyor. Peniste eğrilik olabiliyor. Bu durumda çocuk ürologa götürülmelidir. Sünnet işi uygun zamana bırakılmalı. Aksi halde tıbbi sıkıntılar olabilir.
  • Çocuklara ilk 20 güne kadar yapılan sünnetlerde anestezi (uyuşturma/bayıltma) gerektirmemesi tıbbi açıdan avantajlıdır. Bundan sonraki 1,5 yaşına kadarki dönem içinde de uygun anestezi ile sünnet gerçekleştirilir. Bu hususta anne-babaların dikkatini çekiyoruz.
  • Erken doğmuş (prematüre) erkek çocuklara erken dönemlerde sünnet yapılması tıbben uygun değildir.
  • Ailesinde hemofili olarak belirtilen kan hastalığı olan çocuklara erken dönemde sünnet yaptırmak tıbbi açıdan çok tehlikelidir. Uzmanların uygun gördüğü zamanda böyle çocuklar sünnet edilmelidir.
  • Yüksek ateş ile seyreden hastalığı olan çocuklara bu halde iken sünnet yapılması tıbben tehlike arz edeceğinden sünnet uygun zamana tehir edilmelidir.
  • Sünnetin ameliyathane şartları altında yapılması daha güvenli ve sağlıklıdır. Bunun önemine tekrar vurgu yapmayı uygun bulduk.
  • Yeni doğan bebeklerde:
  • Cerrahi işlemin kolaylığı,
  • Bebekte yara iyileşmesinin çabuk olması,sünnet sonrası bakımın kolaylığı gibi tıbbi gerekçelerle ilk üç ayda sünnet için uygun dönem olarak belirtilmiştir.
  • sünnet sonrası bakımın kolaylığı gibi tıbbi gerekçelerle ilk üç ayda sünnet için uygun dönem olarak belirtilmiştir.
  • Son yıllarda sünneti lazer yöntemiyle yapan “sünnetçi”lerin ve hatta doktorların çıktığı basına da yansımıştır. Uzmanlar anne-babalara asla bu yönteme yaklaşmamalarını tavsiye ediyorlar. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Oditoryumu’nda 16 Haziran 2002 tarihinde yapılan “Sünnetle İlgili Yapılan Yanlışlar ve Doğrular” konulu konferansta konuşan uzmanlar minikleri bekleyen tehlikelere dikkat çekerek aileleri uyardılar. Tıp uzmanları, lazer yönteminin sünnetlere para kazanan zanaatkarların uydurması olduğuna dikkat çekmişlerdir. Lazerle cilt kesilmeyeceğini belirttiler.

Toplum tarafından çok önem verilen ve olmazsa olmazlarından biri kabul edilen bir organın/uzvun yapılacak sünnet gibi cerrahi işlemin gerekli donanımın bulunduğu mekanlarda uygun kişiler tarafından yapılması en doğru tıbbi seçimdir/tercihtir.

Operasyondan önce çocuk mutlaka muayene edilmeli, çocukla iletişim kurulmalıdır. Çocuğa bu sırada çevre ve arkadaşlarından verilen yanlış bilgiler izale edilip doğrusuyla bilgilendirilmelidir.

Bu muayenede, testis denilen her iki erkeklik yumurtasını skrotum denilen torbaya inip inmediği kontrol edilmelidir. İnmemiş yumurta karın içersinde veya kasıkta kaldığında ameliyatla veya ilaç ile torbaya indirilir.ergenlikten sonra hala yerine inmemiş olan testis karın içersinde sıcak ortamda kaldığından bozulmakta ve ileriki yaşlarda testis kanserine yol açmaktadır. Tıbbi bu hassasiyet asla göz ardı/ihmal edilmemelidir.

İslamda Sünnet

misirsunnet-482x330

Adresimiz

Adres:Turan Mahallesi Kurultay Sokak No 10
          Fayton Pazarı Altı    Turgutlu/MANİSA

Tel&Fax: 0 236 312 86 86 - 0 236 314 93 43

Email:  Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.

Takip Ediniz

Sosyal medya hesabımızı takip ederek bilgi edinebilir bizimle ilgili haberlere ulaşabilirsiniz

Sosyal Medya Hesapları