Yaygın adıyla Sünnet denilen ameliyenin fıkıhtaki adı HİTAN’dır.Hitan ameliyesini biz yaygın adıyla ele alacağız ve bu ameliyeye hep sünnet diyeceğiz.Konuya ‘Sünnet Nedir?’ sorusuyla başlayalım.Böylece konumuza da bu sorunun cevabıyla girmiş olalım.Sünnet: Penisin uç kısmını saran (tıp dilindeki prepisyum adı verilen ) sünnet derisinin yaklaşık dörtte üçünün (3/4) cerrahi yolla kesilerek alınması ve uç kısmın açığa çıkarılması işlemidir.Sünnet, dünya üzerinde en çok uygulanan cerrahi bir işlemdir.Bu cerrahi işlemin hiçbir zararı yok faydası da yüzlerce maddeler halinde açıklanabilecek kadar çoktur.Biz burada konu içinde bu faydaları da önemli miktarda açıklamaya gayret edeceğiz, inşallah…

Konunun fıkhı yönü:Fıkhı yön deyince,’Ele alınan konuda din ne diyor?’sorusuna cevap bulunur.Evet sünnet konusunda din ne diyor?Kur’an-ı Kerim’de sünnet ile ilgili doğrudan bir kayıt olmakla birlikte iki ayetin bu konuya işaret ettiği belirtilmiştir.Bu ayetler:

  • Bakara Suresi,ayet 129
  • Nahl Suresi,ayet 123

Demek ki,sünnet olmak,terki caiz olmayan bir İslam şiarıdır.Bu şu demek oluyor:Sünnet; farz değilse bile vaciptir veya terki asla caiz olmayan bir sünnettir.Sünnet işlemi vacip veya sünnet olduğu halde halk arasında çok önem kazanmış ve İslam’ın şiarı olmuştur. Öyle ki, sünnet olmak İslam’a girişte kabul şartı haline gelmiştir.

Sünnet olmak :

  • Hanefi mezhebine göre, Sünnet;
  • Şafii mezhebine göre,Vacip;
  • Maliki mezhebine göre, Sünnet;
  • Hambeli mezhebine göre, Vacip’tir.

Sünnet ameliyesi ilk insan ve ilk peygamber Hz. Adem aleyhisselam ile başlamıştır. Bütün peygamberler istinassız sünneti kavimlerine emretmişlerdir.bazı peygamberlerin sünnetli doğduğu rivayet edilir.M.Ö. 1600-1500 yıllarda sünnet ameliyesi hemen hemen tamamen unutulmuştu.O tarihlerde muhtemelen 1500-1800 yılları arasında yaşadığı sanılan Hz. İbrahim aleyhisselam ile sünnet ameliyesinin yeniden başladığı kabul edilir.Sünnetin unutulduğu/terk edildiği yıllarda Hz. İbrahim aleyhisselam 80 yaşlarında iken ilahi emir ile kendisini ve iki oğlunu sünnet etmiştir.Hz.İbrahim aleyhisselam keskin ve ağır bir kesici ile kendini sünnet ettikten sonra 13 yaşındaki oğlu Hz. İsmail aleyhisselamı sünnet etti.Müteakiben de diğer erkekleri bizzat kendisi sünnet etmiştir.Bu uygulamalardan sonra inananlara sünnet olmalarını tavsiye etmiş,meselenin ciddiyetini ve gereğini anlatmıştır.Hz. İbrahim aleyhisselamın tebliğ ettiği tevhid akidesine inananlar bu emre uyup sünneti yerine getirmişlerdir.Anlaşılıyor ki, Hz. İbrahim kendisini,oğlu Hz.İsmail’i ve inanaların bir kısımına sünnet ameliyesini uygulamış, ertesi yıl diğer oğlu Hz. İshak’ı sekiz günlükken sünnet etmiştir.

Demek oluyor ki;

  • Hz. İbrahim (a.s.) 80 yaşında,
  • Hz. İsmail (a.s.) 13 yaşında,
  • Hz. İshak (a.s.) 8 günlük iken sünnet edildiği kaynaklarda zikredilir.
  • Hz. İbrahim (a.s.) ilk sünnet olan değil, fakat kendisini ilk sünnet edendir.İlk sünnet olan Hz. Adem(a.s.)dır.

Hz. Musa (a.s.) da İsrail oğullarına erkek çocuklarını 7 günlük iken sünnet etmelerini emretmişlerdir.İncil’de Hz. İsa (a.s)’ın 8 günlük iken sünnet edildiği belirtilmiştir.Hıristiyanlığın ilk yıllarında Hıristiyanlar sünnet oluyorlardı.Daha sonraları Hıristiyanlığın yayılmasını kolaylaştırmak gayesiyle sünnetsizlerin Hıristiyanlığı kabul etmeleri için, sünnet olma zorunluluğu kaldırılmıştır. Bundan sonra (sünneti bırakıp) vaftiz ile iktifa etmişlerdir.Böyle olmasına rağmen günümüzde Hıristiyanlar arasında da sünnet ameliyesi tıbbi gerekçelerle her geçen gün yayılmaktadır.Hz. Muhammed (sav) Efendimiz’in sünnet haliyle ilgili 3 rivayet vardır:Birinci rivayet,sünnetli doğduğu hakkındadır.İkinci rivayet, sekiz günlük iken dedesi Abdulmuttalip tarafından sünnet edilmiştir.Üçüncü rivayet, sütannesi Halime’nin yanında iken melek tarafından sünnet edilmiş ve kalbi yarılmıştır.İslam alimlerinin genel kanaati Peygamberimiz (SAV) Efendimiz’in doğduktan sonra dedesi tarafından sünnet edildiği yönündedir.Çünkü O (SAV), bir rehberdir.Yeme-içmeden tutun da hayatın her kesiminde insanlara örnek davranışlar bırakmalıydı ki, arkasından gidenler onu yapabilsinler.Aksi durum fıtrata muhaliftir. İslam’ın yayıldığı ilk yıllarda sünnet, çocuğun doğumunun 7., 8.veya 13. günlerinde yapılırdı.Sevgili Peygamberimiz(SAV)’in torunları Hz. Hasan (r.a.) ve Hz. Hüseyin (r.a.) 7 günlük iken sünnet edilmiştir. Daha sonraki dönemlerde, bu uygulama ile Yahudilere benzeşme olmasın düşüncesiyle sünnet ameliyesi ileri yaşlarda başlanmıştır. Böyle bir tavrın Hz İshak (a.s.) soyundan gelen Yahudilerin O’nun gibi daha ileri bir yaşta sünnet olmaları etkili olduğu düşünülebilir.Doğumun 7. gününden önce herhangi bir zaruret yokken sünnet yapmak / yaptırmak mekruhtur.Kur’an-ı Kerim’de biz Müslümanlara Hz İbrahim (a.s.) ‘ın dinine uymamız emredilmektedir. Daha önce süre adı ve ayet numaralarını verdiğimiz ayetlerin mealleri şöyledir; “ Ey bizim RABBİMİZ! Bir de onlara içlerinden öyle bir peygamber gönderdik ki ,onlara senin ayetlerini tilavet etsin. Kendilerine kitabı ve hikmeti öğretsin. İçlerini ve dışlarını tertemiz yapıp onları pak eylesin…Hiç şüphesiz Aziz Sen’sin…“Sonra da (Ey Muhammed) sana: “Hakk’a yönelen ve müşriklerden olmayan İbrahim ‘in dinine tabi ol” diye vahy ettik.Yine fıkıh kaynaklarımızdan ana-babanın çocuğa vazifeleri sıralanmış olup bunlardan ikisi şunlardır.Çocuğuna güzel bir isim koymak

    1. Çocuğunu sünnet ettirmek

Hz Muhammed (SAV) Efendimiz

“Bir erkek Müslümanlığı kabul ettiği zaman yaşı ne olursa olsun, sünnet olmakla emr olunur.” Buyurmuşlardır

İslamda Sünnet

misirsunnet-482x330

Adresimiz

Adres:Turan Mahallesi Kurultay Sokak No 10
          Fayton Pazarı Altı    Turgutlu/MANİSA

Tel&Fax: 0 236 312 86 86 - 0 236 314 93 43

Email:  Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.

Takip Ediniz

Sosyal medya hesabımızı takip ederek bilgi edinebilir bizimle ilgili haberlere ulaşabilirsiniz

Sosyal Medya Hesapları